Giriş

Paul Lafargue Tembellik Hakkı’nı kaleme alırken, şüphesiz daha kitlesel bir soruna, emek sermaye ilişkisine parmak basıyordu. Ancak başlığının cazibesine oldukça kapılmış olsam gerek ki, bu hakkı hayatımın birçok aşamasında kullanmaya devam ediyorum. Doğa bilimleri ile uğraşan, sinema ve edebiyata ucundan dokunan biri olarak belki biraz daha etkin olmak, mütevazı ölçüdeki üretimimi laboratuvar ortamında veya odamda sınırlı tutmamak, biraz da arkamda bir şeyler bırakmak için yaklaşık beş ya da altı yıl önce bir şeyler karalamaya karar verdim. Bugüne kısmetmiş. Günümüz toplumlarının üretim-tüketim alışkanlıkları göz önünde bulundurulduğunda yazdıklarımın kimlere ulaşacağını kestirmek çok zor olsa da, denemekte fayda var. Aslında biraz da kafamda biriken bazı fikirleri kaybetmemek, not tutma gibi alışkanlıklar edinmek ve yazı egzersizleri yapmak için bu yola giriyorum. Umudum zaman geçtikçe bazı ilerlemeler görmek insanlar tarafından geri dönüşler alarak değişik görüşlerden beslenmek. Yazılarımı daha çok güncel bilimsel gelişmeler üzerine yorumlar, film ve kitap eleştirileri, zaman zaman da spor alanındaki (koşu, bisiklet, triathlon ve basketbol ağırlıklı) görüşlerim şeklinde sınıflandırmayı düşünüyorum.

Haydi bakalım!